Kırım ve Kırım Tatarları

Kırım Cumhuriyeti, Karadeniz’in kuzeyinde bulunan Kırım yarımadası üzerine kurulu Rusya Federasyonu’na bağlı alt ulusal birimdir. Rusya Federasyonu 2014 yılında yapılan referandum sonucu kendi federal yapısı içerisinde yer almakta olan Kırım Federal Bölgesi’ne bağlı bir bölge olarak görmekte olup, federal birimi Kırım Cumhuriyeti olarak adlandırmaktadır.

Kırım Parlamentosu 6 Mart 2014 tarihinde Rusya’ya katılma kararı almıştır. 16 Martta yapılan, referandumda çıkan %96.8’lik Rusya’ya bağlanma kararıyla Ukrayna’dan bağımsızlık ilan ederek Rusya’ya bağlanmak üzere başvuruda bulunuldu. Rusya tarafından Kırım’ın bağımsızlığı tanındı.

Kırım toprakları tarihi boyunca birçok kez fethedilmiş ve kontrol altına alınmıştır. İlk zamanlar Kırım’da Kimmerler, Antik Yunanistan, İskitler, Gotlar, Hunlar, Bulgarlar, Hazarlar, Kiev Rus ‘devlet, Bizans Yunanları, Kıpçaklar, Osmanlı Türkleri, Altınordu Tatarları ve Moğollar hâkimiyet kurmuştur. 13. yüzyılda Venedikliler ve Cenevizliler tarafından kısmen kontrol alınan Kırım​​; bunu izleyen dönemde sırasıyla 15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar Kırım Hanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu, 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Rus İmparatorluğu, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya ve daha sonra 20. yüzyılın geri kalanında Sovyetler Birliği egemenliği altında bulunmuştur.

Bölgede orta çağın sonunda Kırım Hanlığını oluşturan Kırım Tatarları şimdi nüfusun yaklaşık %13’ünü oluşturarak etnik azınlığa dönüşmüştür.

Kırım Tatarları, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Sovyet Rejimi tarafından Kırım’dan Orta Asya ve Sibirya bölgelerine sürgün edilmişlerdi. Sovyetlerin dağılma süreci ile birlikte Kırım Tatarlarının önemli bir kısmı çok zor şartlar altında Kırım’a tekrar döndüler. Bu dönüş sürecinde Ukrayna Cumhuriyeti Yönetimi, Kırım Tatarlarının dönüşünü teşvik etmedi. Bilakis dönüşü durdurma yönünde çalışmalarda bulundu. Bunun sonucunda halen Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Tacikistan’da sürgünde yaşayan, vatana dönme imkânı bulunmayan Kırım Tatar Diasporası bulunmaktadır. Sovyetler dağıldıktan sonra Rusya Federasyonu kendi içinde yaşayan sürgün edilen halklara yönelik iyileştirme-rehabilitasyon kararlarını almıştı. Kırım o dönemde Ukrayna içinde bulunuyordu. Rusya’nın Kırım Tatarlarına yönelik böyle bir karar alma imkânı olmadı. Ukrayna ise Kırım Tatarlarına yönelik rehabilitasyon kararını almaktan imtina etti.

Nihayet Kırım 2014 yılında Ukrayna iç savaşı sürecinde referandum ile Rusya Federasyonu’na katıldı. Kırım, Rusya Federasyonu’nu oluşturan 22. Cumhuriyet olarak kabul edildi. Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları bu savaş sürecinin parçası olmayarak, hayatlarını ikame ettirmekteler. Kırım’ın Rusya’ya katılması sürecinde Kırım Tatarları başlangıçta tedirgin olsalar da temkinli davrandılar ve giderek Rusya’ya entegrasyona uyum sağladılar. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’in imzalamış olduğu rehabilitasyon kararnamesi, Kırım Tatarlarının geleceğinin önünü açmaktadır. Kırım Tatarca’sı, Kırım Cumhuriyeti’nde “Resmi Dil” olarak kabul edilmiştir. Kırım Tatar kültürünün gelişmesi ve toplumsal faaliyetlerini gerçekleştirmesi kanunen garanti altına alınmıştır. Kırım Tatarlarının devlet yönetimine siyasetçi ve bürokrat olarak katılmasının önü açılmıştır.

Dünyanın pek çok ülkesi ve özellikle Batı ülkeleri, Kırım’ın Rusya’ya katılmasını kabul etmemektedirler. Türkiye’de halen Kırım’ın Rusya’ya katılmasını kabul etmemiştir. Bu durum, Kırım yarımadasına uluslararası gidiş ve gelişleri kısmen de olsa engellemektedir. Ancak Rusya’nın anakarası üzerinden Kırım’a seyahat etmek mümkündür.

Kırım, tarih boyunca önemli ve stratejik bir toprak olmuştur. Dünyanın her dönem şekillenen siyasetinde kilit bir bölgedir. Bugünde bu karakteristik özelliğini sürdürmektedir. Dünyanın sıkışık olduğu bu dönemde, sorunların çözülmesine müteakip Kırım, ekonomik olarak da kalkınacaktır.

Kırım’ın gelişmesi bu toprakların en eski halklarından biri olan Kırım Tatarlarının da gelişmesine imkân sağlayacaktır.

Kırım Kalkınma Vakfı